Normalde bugün Fatih Tablosu olayı hakkında düşüncelerimi yazmayı planlıyordum, yine kısaca değineceğim. Fakat gün içerisinde sosyal medya hesabıma bakarken beni şok eden bir şey fark ettim. Bizim TV twitter hesabında; Uğur Dündar’ın İlhan Kesici’ye, açıklamaları nedeniyle sert tepki gösterdiği yönünde bir paylaşım gördüm. Merak edip Uğur Dündar’ın hesabına girdiğimde ise ilginç bir durumla karşılaştım: kendisini takip etmem ve tweetlerini görüntülemem engellenmiş! Ne zamandan beri böyle olduğu hakkında ise en ufak bir fikrim yok. Ben de daha düne kadar Uğur Dündar neden sessiz bu aralar diye kendi kendime soruyordum. Demek nedeni bu imiş...
Bu yazıyı yazmaktaki amacım ne sert bir tepki göstermek ne engelim kaldırılsın diye yalvarmak ne de prim kasmak. Sadece seslenmek, sormak, anlamak istiyorum; neden sayın Dündar?
Sosyal medyayı elimden geldiğince saygılı ve seviyeli bir şekilde kullanan; kimseye hakaret etmemeye, yalan söylememeye özen gösteren bir gencim. Şahsınıza ise eleştiride bile bulunduğumu hatırlamıyorum ki sizin de benim birkaç tweetimi beğendiğiniz olmuştu. Eğer farkında olmadan bir hata, terbiyesizlik vs. yapmışsam yine özür dilemeye hazırım. Bir yanlış anlaşılma olmuşsa da gidermek isterim. Bir başka ihtimal olarak siz yanlışlıkla engellemişseniz de sorun çözülmüş olur. Fakat...
Fikirlerini her zaman açık bir şekilde söylemekten, kimseyi de eleştirmekten çekinmeyen birisiyim. Yukarıda bahsettiğim gibi ilkeli yaşamaya çalıştığım için de korkacak, saklayacak bir şeyim yok. Ben troll de değilim sayın Dündar!
Senelerce Arena programlarınızı takip etmiş ve saygı, etik gibi konularda sizden pek çok şey öğrenmiş bir genç olarak umarım sırf bazı konularda sizden farklı düşünüyorum veya eleştiriyorum diye yapmamışsınızdır böyle bir şey. Çünkü eğer öyleyse ben uygun bir dille doğru bildiklerimi söylemeye, hatalı gördüklerimi eleştirmeye devam edeceğim.
Bu durum benim gözümde Uğur Dündar’ın değerini asla düşürmez. Ben öyle anlık öfkeyle hareket eden birisi değilim. Fakat belirttiğim gibi bir yanlış anlaşılma söz konusu değilse kırıldığımı belirtmeliyim. Ayrıca sitemim sadece duygusal değil, beni engelleyerek haber alma hakkımı kısmi olarak engellediğinizi de düşünmemdendir.
Fatih Tablosu
İBB meşhur Fatih Tablosunu aldığında henüz burada yazmaya başlamamıştım. Daha sonrasında da pek çok yeni gündem maddesi olduğu için eskiye dönüp bu konu hakkında yazamamıştım. Yazmamamın ikinci bir nedeni ise tam olarak karar verememem. Yani tarafların açıklamalarını takip ediyorum ve bir kesim bunu büyük bir başarı olarak görürken diğer kesim israf olarak yorumluyor.
Esasında böyle önemli bir eser söz konusu ise öncelikle Kültür ve Turizm bakanlığının devreye girmesi gerekirdi. Onlardan hamle gelmeyince İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin olaya dahil olması ilk bakışta doğru gözüküyor.
Ben bambaşka bir açıdan bakıyorum bu olaya: Ekrem İmamoğlu’nun her kesimden oy alabilmek için yaptığı hamlelerden biri mi bu? Önce fetih kutlamalarındaki dikkat çekici coşkulu kutlama, ardından da Fatih Tablosu... Bunlar gerçekten de Osmanlıya sahip çıkıyoruz şovu mu cidden? Kesinlikle bir ithamda bulunmamakla birlikte sizleri düşünmeye davet ediyorum.
Bugün ise olaya bambaşka bir tartışma konusu daha eklendi: Bu eser Bellini’nin orijinal bir eseri değil mi? Açıkçası bu tarz bir söylem yandaş medyadan gelseydi dönüp bakmazdım bile ama önce Erol Mütercimler daha sonra da İlhan Kesici’den bu yönde beyanlar gelince durup bir düşünmek, araştırmak gerekiyor. Eğer böyle bir durum söz konusuysa da iş yine benim takıldığım kısma geliyor...
Yorumlar
Yorum Gönder