Ana içeriğe atla

Gündem İnce


Bir önceki yazımda Muharrem İnce ve yeni parti konusuna pek çok açıdan bakarak geniş bir değerlendirmede bulunmuştum. Bugün kendi hesabından biraz da üstü kapalı bir açıklama yaparak 3 günlük sessizliğini bozdu. Hiçbir gazeteciyle veya ajansla bir görüşme yapmadığını ve eğer memleket adına faydalı olacağını düşündüğü bir karar alırsa bunu kendisinin açıklayacağını söyledi. Şahsen ben bu mesajından yeni parti girişiminin yalan olmadığını ama şu an yapılanın kamuoyu yoklaması ve CHP'ye gözdağı vermek olduğunu çıkardım. Zira kendisi bir şey söylememesine ve haberin doğruluğu bile kesin olmamasına rağmen 3 gündür aralıksız en çok konuşulan konu bu oldu. Sonuç olarak hala resmi bir şeyin söz konusu olmadığını baştan belirtmekle birlikte bu yazımda ise mantıksız bulduğum bazı eleştiriler hakkında görüşlerimi açıklayacağım. 

 

Teker teker değinmeden önce gelen tepkiler ve yapılan algı operasyonlarıyla ilgili fikirlerimi belirtmem gerekiyor. Muharrem İnce’nin parti kurması dengeleri değiştirecek önemli bir hamle olur. Diğer siyasi partilerin ve siyasetçilerin bu durumdan memnun olmaması çok normal çünkü büyük ihtimalle her kesime hitap eden ve hepsinden oy alan bir parti olacaktır. 

 

  • Öncelikle bugüne kadar siyasi kariyerinde hep AKP politikalarına karşı durmuş, Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmiş ve 2018’de rakip olmuş bir siyasetçi olan İnce, yine etkili muhalefetini partisine yansıtacaktır. Fakat sağ seçmenden de oy alabileceğini Cumhurbaşkanlığı seçiminde göstermişti. Dolayısıyla Cumhur İttifakı içinden; gidişattan memnun olmayan ama eli de CHP’ye gitmeyen, anketlerde ‘kararsız’ diye tarif edilen kitlenin oyunu alabilir. Bu durum iktidarın, özellikle de AKP’nin oyunu önemli ölçüde eritecektir. 

 

  • CHP’den memnun olmayan, mecburiyetten oy veren veya küs olup sandığa gitmeyen seçmeni de yeniden heyecanlandıracağı ve kendine çekeceği kesin. Makamından memnun olan siyasetçiler ve CHP’ye yakın gazeteciler tepki gösterecektir. 

 

  • Aynı şekilde İYİ Parti kurulduğunda asıl beklenti, çoğu MHP’den olmak üzere önemli bir oy almasıydı. Ancak aldığı oyun çoğu, partisinin yanlışlarına kızan CHP’li seçmenlerden geldi. Bu seçmen kitlesinin de hemen hepsinin Muharrem İnce’nin kuracağı yeni partiye geçme olasılığı yüksek. 

 

  • Anketlerde oy oranları düşük görünen, yeni kurulan DEVA, Gelecek Partileri ve bir diğer sağ parti olan Saadet Partisi için bile endişe verici bir durum çünkü seçmenleri az da olsa ilk tarif ettiğim AKP’den kopmaya meyilli ‘kararsız’ grup tanımına yakın. Dolayısıyla barajı geçmesi kesin, iktidar hedefi koyacak yeni bir parti az da olsa bu kesimi de etkileyebilir. 

 

  • Genç Parti, Yenilik Partisi, Demokratik Sol Parti gibi partilerin de zaten az olan reytinglerini çalacak ve silinmelerine neden olacaktır. 

 

Daha önce, bütün partilerin birleştiği tek konu Muharrem İnce düşmanlığı demiştim. Gördüğünüz gibi her parti bu karalama kampanyasına kendi çıkarı için dahil oldu, oluyor ve olacak. Henüz resmi bir açıklama dahi olmadan inanılmaz bir algı operasyonu başladı. Aslında yaratacağı etkinin ve oy potansiyelinin de bir kıstası bu tepkiler olacak. Fakat bu tepkileri en tepeden beklemeyin. Sosyal medya ve basın gücü üzerinden troller ve gazeteciler kullanılacaktır. Bu karalama çalışması ilk başlarda etkili olabilir anketlerde düşük çıkabilir ama 1-2 ay sonra insanlarda oluşan ön yargı yavaş yavaş kırılacaktır. İşte şimdilik en sık gördüğüm birkaç komik eleştiri: 

 


Oyları Bölecek 

Yeni kurulacak partinin oyları bölmesi için iki şart gerekiyor: Birincisi barajı geçememesi ve bir ittifaka da girmeyerek oyların çöpe gitmesi, ikincisi de Cumhur İttifakı’na dahil olması. İkisinin de olması mümkün olmadığına göre oylar bölünecek korkusu gereksiz bir korkudur. Tabi ki CHP’den oy geçişi olacaktır ama yeni sistem parti bazında değil daha çok iktidar ve muhalefet olarak işlemektedir. Yeni parti kararsız ve küskünlerden oy alacağından sandığa katılımı artırır ve toplamda muhalefeti büyütür.  Ayrıca emin olun, AKP mevcut 'bölünmemiş' muhalefetten çok daha memnundur!

 

 

AKP Projesi 

Üzerinde durmaya bile değmeyecek saçma sapan bir iddia. Bunu söyleyen kişi ya siyasetten hiç anlamıyordur ya aşırı cahildir ya da art niyetli ve başka işler peşindedir. Bu yönde yazan gazetecileri de artık siz uygun sınıfa yerleştirirsiniz. Ayrıca destekleyenlere de AKP'li yaftası yapıştırmak saygısızlıktır. Asıl kendileri AKP'nin karşısında gerçek bir muhalefet gücü istemeyerek neye hizmet etmektedirler?

 

 

Hakkını Kaybetti 

İlginç olan şu ki ülkedeki onlarca yanlışı iki günde unutan balık hafızalı insanımız; iki seneden fazla olmasına rağmen hala Muharrem İnce’ye seçim gecesi üzerinden yükleniyor. Ne ülkeyi 18 yılda yanlış politikalarla uçurumun eşiğine sürükleyen iktidara ne de 10 seçim kaybetmiş, hiçbir işe yaramayan muhalefete değil de İnce’ye kin tutmalarının mantıklı bir açıklaması olamaz. Olsa olsa duygusal olarak yorumlanabilir. İnce’nin aşıladığı umudun insanlarda nasıl yer ettiğinin kanıtı bu durum. Hatayı herkes yapar, önemli olan yanlış yapmamak diye söylerim hep... 

 

 

Oy Alamaz 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinden 4 milyon fazla oy aldı. Sadece 50 günde %8’lik bir farktan bahsediyoruz. Sadece parti iddiası bile anketlerde %12,5’a tekabül ediyorsa başarısız olmasını beklemek bence biraz komik olur. Emin Ülker Tarhan ile kıyaslamak en hafif tabirle siyaset bilmemezliktir. Ayrıca gerçekten oy alamayacağı düşünülse bu kadar panik de yaratmazdı.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Memleket Partisi

    Aslında bu yazıyı yazmakta geç kaldığımın farkındayım ve bunun için okurlarımdan özür diliyorum. Fakat partinin kuruluş dilekçesi verildikten sonra hemen her gün yeni bir gelişme yaşandı. En sonunda partinin tüzüğü ve programını da tam anlamıyla okuyup olaya biraz daha  hakim  olarak ve derslerimin biraz daha rahatladığı bir dönemde paylaşmaya karar verdim. O gün bugün!      Aylardır yakından takip ettiğim Memleket Hareketi sonunda resmen partileşti. Öncelikle 17 Mayıs günü İç İşleri Bakanlığı’na verilen dilekçe ile birlikte tüzel kişiliğini aldı. Sonrasında 18 Mayıs günü genel başkan, genel başkan yardımcıları, MYK üyeleri ve kurucu üyelerin belirlenmesinin ardından parti genel merkezinde yapılan basın toplantısı ile resmen kurulmuş oldu. Dilekçeyi vermeye birlikte giden isimlerden Prof. Dr. Gaye Usluer parti sözcüsü, Prof. Dr. Hakkı Akalın genel sekreter,  Mv . Mehmet Ali Çelebi genel başkan yardımcısı, Serkan Ufuk Akgün genel sayman ve Mert...

Batıyoruz!

  Ülkenin en önemli konusu, daha doğrusu sorunu tartışmasız ekonomi. Türk Lirası değer kaybetmeye devam ediyor. Dolar, Euro, Altın tarihi rekorlar kırıyor. Ekonomik bir krizin içinde olduğumuz  aşikar . Fakat bu kriz; yandaş medya ve TÜİK gibi kanallar aracılığıyla yumuşatılarak aktarılıyor. Piyasaya dolar sürerek ve para basarak tutulmaya çalışılıyordu ama devletin kasasının yavaş yavaş boşalmasıyla iş kontrolden çıktı ve bugünkü tablo bunun bir sonucu.      Ekonomiyi siyasetten ayrı düşünemeyiz. Hem neden hem de sonuç olarak. Neden olarak baktığımızda, kötü yönetim ve ülke içinde adalete güven olmaması kaynaklı yabancı yatırımcının gelmemesi, dolar endeksli yapılan ve icraatmış gibi gösterilen ama ülkenin ekonomisine darbe niteliğinde olan köprü, hastane gibi yapılar...      Son Başbakan Binali Yıldırım kendisine sorulduğunda ‘’Dolar dolsa  n’olur  dolmasa  n’olur  demişti. Ciddiyetsizlik konusunda pek bir değişiklik yok aslı...

Yazarlığa İlk Adım

Yeni bir yılda, alışılmışın dışında bir yazıyla hepinize merhaba diyorum. Düzenli okurlarım fark etmişlerdir ki uzun zamandır ortalarda yoktum. Bu sürede sosyal medya kullanmamaya çalıştım; hatta ülkede onca gündem varken tek bir blog yazısı dahi yazmadım. Tabi bunlar yalnızca, sizin takip edebildiğiniz kadarıydı. Özel hayatımda da pek dışarı çıkmadığım, tele fonumun devamlı kapalı olduğu, geceleri oturup gündüzleri uyuduğum, insanlarla iletişim kurmayı olabildiğince kesip tamamen kendi içime kapandığım bir dönem oldu. Esasında bitmiş gibi bahsetmek doğru olmaz çünkü insanlardan uzak kaldıkça daha mutlu ve huzurlu olduğumu gördüm. Bu denli ‘asosyal’ olmasa bile ‘az sosyal’ yaşantımı sürdüreceğim. Kendime, düşünmeye ve hayal kurmaya zaman ayırabilmemin beni fazlasıyla beslediğini anladım. Bunun hayatımda bazı yeni ve önemli kararlar almamda nasıl bir faktör olduğuna değineceğim elbet. Ancak öncesinde, dışarıdan bakıldığında ani meydana gelmiş gibi görünen bu değişimin derinine inmem ...