Ana içeriğe atla

Muhalefet Hazır Değil

  

Geçtiğimiz hafta sonu Afyon'un Güney Beldesi’nde, yeniden belediye statüsü kazanılmasının ardından bir ara seçim yapıldı. Daha önce nüfusu 2000’in altına düştüğü için köy statüsüne alınan Güney halkı, yapılan referandum sonucu komşu köy ile birleşerek yeniden muhtarlıktan belediye başkanlığına geçiş yapmıştı. 

 

★★★ 

 

Kurulan 8 sandıkta yaklaşık 1700 kişi oy kullandı ve AK Parti’nin adayı 1000’in biraz üzerinde bir oy ile seçimi kazandı. 

 

Diğer 700 oyun sonucunu da merak ediyorsanız söyleyeyim: 500 oy BBP, 100 oy geçersiz... 

 

Eee muhalefet partileri seçime girmedi mi?  

 

Girmez olur mu; toplam 100 civarı oy da onlar aldılar işte.  

 

★★★ 

 

Tam birebir kıyaslama yapmak mümkün değil belki ama Güney’in bağlı bulunduğu Sinanpaşa İlçesi’nin eski seçim sonuçlarına bakmak gerekirse; 

 

2018 genel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın aldığı oy %75’ti. 

 

2019 yerel seçimlerinde ise %50 civarına kadar düşmüştü. 

 

Aradan 2 sene geçti ve bugün yapılan ara seçimde ise Cumhur İttifakı’nın %88’e kadar yükseldiğini görüyoruz. 

 

★★★ 

 

Diyebilirsiniz ki ‘’Bütün büyükşehirler Millet İttifakı’nda, Afyon’un bir tane beldesi mi kıstas olacak?  

 

Söylemek istediğim de tam olarak bu: yerel seçim ve genel seçim çok farklı çalışan mekanizmalar.  

 

Bir yerel seçimde kazanma ihtimaliniz olan il veya ilçede olağanüstü çaba ve önlem sayesinde başarı elde etmeniz mümkün.  

 

Oyunuzun düşük olduğu yerlerde ise ha %0,5 almışsınız ha %5 ha %15 hiç fark etmiyor; önemli olan kazanmak veya kaybetmek. 

 

Genel seçimde ise her ildeki ve her ilçedeki 1 oyun bile çok büyük önemi var.  

 

Bazen 1 oy ile baraj aşılabiliyor, bazen 1 oy ile 1 milletvekili fazla çıkartıyorsunuz ve meclisteki dengeler değişebiliyor. 

 

★★★ 

 

Fakat hala özellikle Doğu Anadolu'da, Karadeniz’de ve İç Anadolu’da birçok il ve ilçede etkisiz, zayıf bir muhalefet mevcut.  

 

Afyon Güney Beldesi sadece bir örnek! 

 

★★★ 

 

Bir de yine başladılar yok hile yapıldı, yok jandarma geldi...  

 

Bunlar bana göre seçmene anlatılabilecek en kolay ve ucuz bahaneler ama hadi diyelim ki bu sefer doğru... 

 

Bunun genel seçimde diğer yerlerde yaşanmasını nasıl engelleyeceksiniz? 

 

8 tanecik sandığa bile sahip çıkamıyorken Türkiye genelinde güvenliği sağlamayı nasıl planlıyorsunuz? 

 

★★★ 

 

Kendi hatalarınızı kabul etmeyip de suçu seçmene attıkça veya hile yapıldığının arkasına sığındıkça insanlara umutsuzluk ve güvensizlik aşılıyorsunuz. 

 

Uydurma anketlerin ve sokak röportajlarının her şeyi yansıtmadığını, sadece büyük şehirlere bakılmaması gerektiğini, yerel seçim ve genel seçimin farklı şeyler olduklarını sanırım yine seçim gününde anlayacak muhalefet... 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Memleket Partisi

    Aslında bu yazıyı yazmakta geç kaldığımın farkındayım ve bunun için okurlarımdan özür diliyorum. Fakat partinin kuruluş dilekçesi verildikten sonra hemen her gün yeni bir gelişme yaşandı. En sonunda partinin tüzüğü ve programını da tam anlamıyla okuyup olaya biraz daha  hakim  olarak ve derslerimin biraz daha rahatladığı bir dönemde paylaşmaya karar verdim. O gün bugün!      Aylardır yakından takip ettiğim Memleket Hareketi sonunda resmen partileşti. Öncelikle 17 Mayıs günü İç İşleri Bakanlığı’na verilen dilekçe ile birlikte tüzel kişiliğini aldı. Sonrasında 18 Mayıs günü genel başkan, genel başkan yardımcıları, MYK üyeleri ve kurucu üyelerin belirlenmesinin ardından parti genel merkezinde yapılan basın toplantısı ile resmen kurulmuş oldu. Dilekçeyi vermeye birlikte giden isimlerden Prof. Dr. Gaye Usluer parti sözcüsü, Prof. Dr. Hakkı Akalın genel sekreter,  Mv . Mehmet Ali Çelebi genel başkan yardımcısı, Serkan Ufuk Akgün genel sayman ve Mert...

Batıyoruz!

  Ülkenin en önemli konusu, daha doğrusu sorunu tartışmasız ekonomi. Türk Lirası değer kaybetmeye devam ediyor. Dolar, Euro, Altın tarihi rekorlar kırıyor. Ekonomik bir krizin içinde olduğumuz  aşikar . Fakat bu kriz; yandaş medya ve TÜİK gibi kanallar aracılığıyla yumuşatılarak aktarılıyor. Piyasaya dolar sürerek ve para basarak tutulmaya çalışılıyordu ama devletin kasasının yavaş yavaş boşalmasıyla iş kontrolden çıktı ve bugünkü tablo bunun bir sonucu.      Ekonomiyi siyasetten ayrı düşünemeyiz. Hem neden hem de sonuç olarak. Neden olarak baktığımızda, kötü yönetim ve ülke içinde adalete güven olmaması kaynaklı yabancı yatırımcının gelmemesi, dolar endeksli yapılan ve icraatmış gibi gösterilen ama ülkenin ekonomisine darbe niteliğinde olan köprü, hastane gibi yapılar...      Son Başbakan Binali Yıldırım kendisine sorulduğunda ‘’Dolar dolsa  n’olur  dolmasa  n’olur  demişti. Ciddiyetsizlik konusunda pek bir değişiklik yok aslı...

Yazarlığa İlk Adım

Yeni bir yılda, alışılmışın dışında bir yazıyla hepinize merhaba diyorum. Düzenli okurlarım fark etmişlerdir ki uzun zamandır ortalarda yoktum. Bu sürede sosyal medya kullanmamaya çalıştım; hatta ülkede onca gündem varken tek bir blog yazısı dahi yazmadım. Tabi bunlar yalnızca, sizin takip edebildiğiniz kadarıydı. Özel hayatımda da pek dışarı çıkmadığım, tele fonumun devamlı kapalı olduğu, geceleri oturup gündüzleri uyuduğum, insanlarla iletişim kurmayı olabildiğince kesip tamamen kendi içime kapandığım bir dönem oldu. Esasında bitmiş gibi bahsetmek doğru olmaz çünkü insanlardan uzak kaldıkça daha mutlu ve huzurlu olduğumu gördüm. Bu denli ‘asosyal’ olmasa bile ‘az sosyal’ yaşantımı sürdüreceğim. Kendime, düşünmeye ve hayal kurmaya zaman ayırabilmemin beni fazlasıyla beslediğini anladım. Bunun hayatımda bazı yeni ve önemli kararlar almamda nasıl bir faktör olduğuna değineceğim elbet. Ancak öncesinde, dışarıdan bakıldığında ani meydana gelmiş gibi görünen bu değişimin derinine inmem ...