Hatırlayacağınız üzere geçen sene mart ayında Türkiye’de ilk covid-19 vakası görülmüş ve bunun üzerine bütün okullar ilk etapta 3 haftalığına tatil edilmişti. Belki de hatırlamıyorsunuzdur çünkü inanması güç ama aradan yaklaşık 70 hafta geçti. Pandemi hakkında gözlemlerimi içeren başka yazılar da yazdığım için yönetiliş sürecini ve yaşadıklarımızı geçip biraz bugün hakkında konuşmak istiyorum.
Son günlerde sinir bozucu şekilde artan bir aşı karşıtlığı propagandası mevcut. Kendi hesabımdan bu konudaki düşüncelerimi sert bir şekilde açıkladığım zaman tepki gösterenler oluyor. Eş, dost, akraba, takipçi, arkadaş ayırt etmeden aşı karşıtları için bu yazıyı kaleme alıyorum!
★★★
Neymiş?
Hedef gösteriliyorlar, dışlanıyorlarmış!
★★★
Benim bu bir buçuk senedir yaşadığım dışlanmanın hesabını kim verecek?
Her ne kadar bu konuda başkasının ne düşündüğü umurumda olmasa da;
Annem babam dışında hiçbir akrabamı görmeye gidemedim.
Yaşlı olanlar, onların iyiliği için yapıyor olsak da bunu anlamadı; alındı, gücendi.
Cenazeler oldu, birinci derece akraba olmadığımız için gidemedik.
Baş sağlığı için evlerde toplanmak riskliydi, telefondan dilemekle yetindik.
Hiçbir arkadaşımla buluşmadım, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmadım,
Çoğu gönül koydu, abarttığımı söyledi.
Ailemle yaşadığım için onlar beni düşündü, ben onları düşündüm 3 kişilik küçük dünyamızda...
★★★
Neymiş?
Özgürlükleri varmış!
★★★
Özgürlük dediğiniz şey başkasının özgürlük alanına girene kadardır.
Burada ise olağanüstü bir durum, bir toplumsal sağlık sorunu var.
Her kesimden aklı başında bütün uzmanlar bir konuda mutabıksa ve siz de bu toplumun bir parçasıysanız buna uyacaksanız!
Tatilsiz, eğlencesiz, sosyal hayatsız geçti bir buçuk senem...
ODTÜ gibi bir okulu kazanıp da bu şekilde kampüsünden uzak mezun olmak içime sinmediği için bölümümü 1 sene uzattım.
Şimdi ise vakalar yeniden artıyor ve 4. dalga gelmek üzere.
Seneye de seyahatler yasaklanır, okullar kapatılırsa bunun temel sebeplerinden biri aşı ve maske karşıtlarıdır!
★★★
Neymiş?
Yaşam hakları varmış!
★★★
Zaten aşı olmayarak kendinizi yaşam hakkından yine kendiniz mahrum ediyorsunuz.
Benim takıldığım konu ise sizin yaşam hakkınız değil benim yaşam hakkım.
Bulaşıcı bir hastalık olmasa ne haliniz varsa görün der geçerdim zaten.
Bir yandan delta varyantı hızla yayılıyor bir yandan da günlü vaka sayıları her geçen gün artıyor.
Ortak nokta ise yeni vakaların %90’dan fazlasının aşı yaptırmamış kişiler olduğu yönünde.
Aşının sağlıklı bireye zarar verme ihtimali, virüsün verme ihtimalinin çok çok altında.
Ayrıca yeni varyantlara karşı da yüksek oranda koruma sağlıyor.
İmkan varken bile bile ölümü bekliyor, beklerken bizleri de tehlikeye atıyorsunuz!
★★★
Neymiş?
Bilmedikleri şeyi yaptırmazlarmış!
★★★
Sağlık çalışanları, doktorlar, uzmanlar bunun için varlar.
Bunun adına bilim diyoruz.
Sanki diğer aşıları yaptırırken önce alıp kendi laboratuvarlarınızda inceleyip kendiniz mi onay veriyorsunuz?
Nasıl ki kolunuzu bacağınızı paslı bir demir kesince koşa koşa tetanos vurulmaya gidiyorsanız, bu hastalığa karşı da aşınızı olacaksınız.
Bunlar hep sosyal medya gruplarında uydurulan ve yayılan hurafelerin etkisi.
‘’Virüs mü, hani nerede ben göremiyorum’’ noktasından çok da ilerleyemediğimizi görüyorum.
Aşının içinde sıvı çip varmış ise yerini ‘’insanları kısırlaştıracaklar’’ ve ‘’nüfusu azaltacaklar’’ a bırakmış durumda...
★★★
Neymiş?
Bir şey olmazmış!
★★★
Neymiş?
Çok abartıyormuşuz!
★★★
Neymiş?
Onlarda bir şey yokmuş!
★★★
Bunları bir de hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının yakınlarına anlatsanıza!
Yüzlerine ama, gözlerinin içine baka baka;
Ben aşı olmuyorum, bu benim özgürlüğüm deyiversenize onların acılarına doğru!
Maske takmayanları söylemiyorum bile, Allah akıl fikir versin...
★★★
Lafı daha fazla uzatmaya gerek yok, çözüm basit:
Yaptırımlar ve teşvikler!
Aşı olmayanlara sosyal haklardan mahrumiyet!
Toplu alanlara ve kamusal mekanlara giriş için bazı ülkelerde uygulandığı üzere 2-3 gün geçerliliği olan ücretli test zorunluluğu!
Cezalardan biriken para da aşı yaptırmaya teşvik olarak harcanabilir!
Üzgünüm!
Başka türlü olacak gibi değil maalesef...
Yorumlar
Yorum Gönder