Ana içeriğe atla

Başıma Gelmez Demeyin

  

Bugünkü yazımda, bir ay kadar önce başıma gelen ve zaman zaman hala sorun çıkartmaya devam eden bir sosyal medya dolandırıcılığı olayından bahsedeceğim. Son zamanlarda çevremdeki çok sayıda insandan da benzer durumlar yaşadıklarını duydum. Umarım bu yazı sizin daha dikkatli olmanıza yardımcı olur. 

 

★★★ 

 

Bir ay kadar önce akşam saatlerinde çok da sevdiğim bir üniversite hocamdan Instagram üzerinden bir mesaj aldım ve kendisine hemen geri döndüm.  

 

Birkaç cümle sohbet ettikten sonra müsaitsem bir konuda yardımımı istedi. 

 

Hesabında bir sorun olduğunu, bir yerde açılıyorken bir yerde kilitlendiğini söyledi. 

 

Kurtarmak için sistem rastgele bir arkadaşına mesaj yolluyormuş ve sana denk geldi dedi. 

 

Ne yapabileceğimi sorduğumda da birazdan kendisi için benim telefonuma bir kod geleceğini ve onu göndermemi rica etti. 

 

Tabi bunu yapabilmem için önce telefon numaramı Instagram güvenliğine tanıtmam gerekiyordu. 

 

İki faktörlü kimlik doğrulamasını aktifleştirdim ve gelen kodu gönderdim.  

 

Sonra kodun kabul edilmediğini, bir daha denememi rica etti ve bu şekilde ikinci kodu da gönderdim. 

 

İşlemin hallolduğunu söyleyip teşekkür etti ve normal bir şekilde sohbete devam ettik. 

 

İşin ilginci yazdıkları o kadar o hocanın ağzındandı ki bir an bile tereddüt yaşamadım.  

 

Belki de önceki konuşmalarını incelemişlerdi, bilmiyorum... 

 

En sonunda da ‘’Seneye bir yemek ısmarlarım’’ demesiyle artık her şey çok normaldi benim için çünkü o hocamız hep öğrencilerle yemek yiyen birisidir. 

 

★★★ 

 

Aradan 1 gün geçti... 

 

Önce Instagram’a başka bir yerden giriş yapıldığı maili geldi ve hesabımı açamadığımı fark ettim. 

 

Ne olduğunu anladığımda tepemden kaynar sular döküldü ama iş işten geçmişti. 

 

Sonrasında durmak bilmeyen telefonlar ve mesajlar... 

 

Bütün günüm hesabımın çalındığını yaymaya çalışmak ile geçti. 

 

Nasıl olduğunu bile anlamadan hem Microsoft hesabım hem Instagram hesabım dolandırıcıların eline geçmiş oldu. 

 

Instagram hesabım üzerinden takip ettiğim kişilere benim adıma mesaj gönderip para yardımı yapıldığı gibi şeyler söyleyerek insanları dolandırmaya çalışmaya başladılar. 

 

Bana kurduğu tuzak gibi değil de hesabın çalındığını bariz belli eden mesajlar attığı için insanlar bana haber vermeye çalışıyordu. 

 

Daha sonra bahsettiğim üniversite hocama da üniversitenin mail sistemi üzerinden durumu anlatan bir mail attım. 

 

★★★ 

 

Ertesi sabah ilk işim Adliye’ye gidip Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmak oldu. 

 

Neyse ki bol bol ekran resmi almak gibi garantici bir huyum vardır da bolca delil sunabildim. 

 

Hesapların çalındığını, herhangi bir sorumluluk kabul etmediğimi belirterek ifademi verdim ve eve döndüm. 

 

Hemen e-mail adresimi kurtarıp ne kadar sosyal medya uygulaması varsa Google hesabımla bağladım ve iki faktörlü kimlik doğrulaması ile telefon numarama sabitledim. 

 

Olabildiğince çok insana hesabı şikayet ettirdim ve engellettim ama maalesef hala kapatılmadı. 

 

Zaten yaklaşık 3-4 günüm sadece bunlarla uğraşarak geçti ve bunların mimarlık jürimden önceki hafta olması da işin tuzu biberi oldu. 

 

Üniversite hocamdan cevap geldi ve tahmin ettiğim gibi onun da hesabının çalındığını öğrendim. 

 

O da benim gibi bir akrabasına yardım etmeye çalışırken kaptırmış hesabını ve bir ay kadar önce de suç duyurusunda bulunmuş. 

 

★★★ 

 

Verdiğim deliller arasında bir de telefon numarası bulunuyordu.  

 

Tam dolandırıcıya ulaşmaya çalışırken kayıtlı olmayan bir numaradan 1 saniyelik arama yapılmıştı.  

 

Çok büyük ihtimalle dolandırıcının numarası olduğunu düşünerek araştırılması için ekran resmi ile beraber delil olarak belirttim.  

 

Fakat 1 hafta kadar sonra bu sefer Siber Suçlar’dan ifade için çağırıldım. 

 

Öğrendim ki kime ait olduğu belli olmayan bir numaranın delil olarak verilmesi doğru değilmiş. 

 

Zaten sonrasında araştırınca bir ilkokul arkadaşımın annesi olduğu ve daha sonra annemle de görüştükleri ortaya çıktı.  

 

Polis memuru bu bilgiden sonra ifademi tekrar düzenledi ve işlem şimdilik tamamlanmış oldu. 

 

★★★ 

 

Dün kendime yeni bir Instagram hesabı açtım.  

 

Olabildiğince eski fotoğrafın ekran resmini aldım ama kaydettiklerim ve mesajlaşmalarım gitmiş oldu. 

 

Yine de ucuz kurtulduğumu düşünüyorum, çok daha kötüsü olabilirdi! 

 

Son zamanlarda, tanıdığım birçok arkadaşımın da başına benzer olaylar geldiğini duydum. 

 

Hesaplarının çalındığını duyuran tanıdığım ve takip ettiğim avukatlar, doktorlar, profesörler bile gördüm.  

 

Onun için benim başıma gelmez demeyin! 

 

★★★ 

 

Sadede gelirsek; yarı bilgisizlik, yarı boş bulunma ve biraz da iyi niyetle saflık ekleyince herkesin başına böyle şeyler gelebiliyor. Acı ama güzel bir tecrübe oldu. Size de mutlaka ama mutlaka tavsiye edeceğim şeyler: 

 

1) Şüpheli konuşmaların ekran resmini mutlaka alın! 


2) Bütün sosyal medya uygulamalarınız için iki faktörlü kimlik doğrulamanızı mutlaka açıp kendi telefonunuza tanıtın! 


3) Kime ait olduğunu bilmediğiniz numaraları delil olarak sunmayın! 


4) Kimseye hemen güvenmeyin, kod göndermeyin, para göndermeyin, hesap bilgisi vermeyin, tanımadığınız hesaplardan gelen linklere de tıklamayın! 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Memleket Partisi

    Aslında bu yazıyı yazmakta geç kaldığımın farkındayım ve bunun için okurlarımdan özür diliyorum. Fakat partinin kuruluş dilekçesi verildikten sonra hemen her gün yeni bir gelişme yaşandı. En sonunda partinin tüzüğü ve programını da tam anlamıyla okuyup olaya biraz daha  hakim  olarak ve derslerimin biraz daha rahatladığı bir dönemde paylaşmaya karar verdim. O gün bugün!      Aylardır yakından takip ettiğim Memleket Hareketi sonunda resmen partileşti. Öncelikle 17 Mayıs günü İç İşleri Bakanlığı’na verilen dilekçe ile birlikte tüzel kişiliğini aldı. Sonrasında 18 Mayıs günü genel başkan, genel başkan yardımcıları, MYK üyeleri ve kurucu üyelerin belirlenmesinin ardından parti genel merkezinde yapılan basın toplantısı ile resmen kurulmuş oldu. Dilekçeyi vermeye birlikte giden isimlerden Prof. Dr. Gaye Usluer parti sözcüsü, Prof. Dr. Hakkı Akalın genel sekreter,  Mv . Mehmet Ali Çelebi genel başkan yardımcısı, Serkan Ufuk Akgün genel sayman ve Mert...

Batıyoruz!

  Ülkenin en önemli konusu, daha doğrusu sorunu tartışmasız ekonomi. Türk Lirası değer kaybetmeye devam ediyor. Dolar, Euro, Altın tarihi rekorlar kırıyor. Ekonomik bir krizin içinde olduğumuz  aşikar . Fakat bu kriz; yandaş medya ve TÜİK gibi kanallar aracılığıyla yumuşatılarak aktarılıyor. Piyasaya dolar sürerek ve para basarak tutulmaya çalışılıyordu ama devletin kasasının yavaş yavaş boşalmasıyla iş kontrolden çıktı ve bugünkü tablo bunun bir sonucu.      Ekonomiyi siyasetten ayrı düşünemeyiz. Hem neden hem de sonuç olarak. Neden olarak baktığımızda, kötü yönetim ve ülke içinde adalete güven olmaması kaynaklı yabancı yatırımcının gelmemesi, dolar endeksli yapılan ve icraatmış gibi gösterilen ama ülkenin ekonomisine darbe niteliğinde olan köprü, hastane gibi yapılar...      Son Başbakan Binali Yıldırım kendisine sorulduğunda ‘’Dolar dolsa  n’olur  dolmasa  n’olur  demişti. Ciddiyetsizlik konusunda pek bir değişiklik yok aslı...

Yazarlığa İlk Adım

Yeni bir yılda, alışılmışın dışında bir yazıyla hepinize merhaba diyorum. Düzenli okurlarım fark etmişlerdir ki uzun zamandır ortalarda yoktum. Bu sürede sosyal medya kullanmamaya çalıştım; hatta ülkede onca gündem varken tek bir blog yazısı dahi yazmadım. Tabi bunlar yalnızca, sizin takip edebildiğiniz kadarıydı. Özel hayatımda da pek dışarı çıkmadığım, tele fonumun devamlı kapalı olduğu, geceleri oturup gündüzleri uyuduğum, insanlarla iletişim kurmayı olabildiğince kesip tamamen kendi içime kapandığım bir dönem oldu. Esasında bitmiş gibi bahsetmek doğru olmaz çünkü insanlardan uzak kaldıkça daha mutlu ve huzurlu olduğumu gördüm. Bu denli ‘asosyal’ olmasa bile ‘az sosyal’ yaşantımı sürdüreceğim. Kendime, düşünmeye ve hayal kurmaya zaman ayırabilmemin beni fazlasıyla beslediğini anladım. Bunun hayatımda bazı yeni ve önemli kararlar almamda nasıl bir faktör olduğuna değineceğim elbet. Ancak öncesinde, dışarıdan bakıldığında ani meydana gelmiş gibi görünen bu değişimin derinine inmem ...