Ana içeriğe atla

Flamingo

  

Flamingolar, uzun bacakları ince boyunları ve pembe renkleriyle tanıdığımız sevimli canlılardır. Renklerini besinlerindeki yüksek beta-karotene borçlu olan bu göçmen kuşlar, yaz biterken yeni sıcak bölgelere doğru yola çıkarlar. Pelikanlar, büyük keseleri ve uzun sivri gagalarıyla diğer kuşlardan kolayca ayırt edilebilen bir diğer göçmen kuş türüdür. Penguenler ise kutuplarda yaşarlar ve yağ ile kaplı olan, kalın ve su geçirmeyen tüy tabakaları sayesinde çok soğuk havalara dayanabilirler.  

 

Bunları neden anlatıyorsun diye sorabilirsiniz. Bu üç farklı kuş türünün ilginç bir ortak noktası bulunuyor. Ne yazık ki üçünün de ismi, Türk siyasetinde yanlış bir şeylerin üzerini örten afili birer ambalaj olarak kullanılıyor! 

 

★★★ 

 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, benim de daha önce blogumda yer verdiğim ve pek çok farklı konuda tebrik ettiğim birisidir.  

 

Gerek sürdürülebilir kalkınma ve şehircilik politikaları gerek geçen seneki deprem faciası gibi zorlu olaylarda halkına verdiği destek için bir İzmirli olarak kendisine teşekkür etmiştim. 

 

Fakat Soyer, son birkaç aydır belediye başkanlığından çok politikacılık yapmaya başladı ve işler bozuldu. 

 

★★★ 

 

Yaklaşık bir ay kadar önce ‘’Demokrasi için bir nefes’’ adı altında HDP ile birlikte Gündoğdu Meydanı’nda bir miting düzenlendi.  

 

Bizzat Tunç Soyer’in de katılıp konuşma yaptığı organizasyonda HDP Eş Başkanı Pervin Buldan eline mikrofonu aldı ve terörist başı Abdullah Öcalan için uygulanan tecridin kaldırılması gerektiğini anlattı. 

 

Böylece milli bayramların büyük bir coşkuyla kutlandığı, Türk bayraklarının kırmızıya boyadığı, Atatürkçülüğün denize taştığı Gündoğdu Meydanı’nda; Apo için özgürlük sesleri de duyulmuş oldu... 

 

Sonrasında yaptığı ‘‘Ben İyi Parti ve HDP’ye eşit mesafedeyim’’ açıklamasıyla da durumu özetlemiş oldu. 

 

★★★ 

 

Mülteci adı altında ülkemize gelen işgalciler konusunda da Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı eleştirmiş ve ülkemize gelen işgalcilere tepki gösteren İzmir halkına ‘‘Hazmedeceksiniz!’’ demişti. 

 

Daha sonra aldığı tepkilerden olacak ki durumu yumuşatmaya çalışırken ‘’Ben flamingoların da başkanıyım’’ gibi mantıksız bir açıklamada bulundu.  

 

Devlete yerleşen Pelikancıları, iktidarın sansür aracı olarak kullandığı penguen belgesellerini daha önce de görmüştük. 

 

Fakat işgalcileri aklamak için flamingoların örnek gösterilmesine ilk kez şahit oluyoruz. 

 

Aslında bu açıklama ile halktan tamamen kopuk bir çizgide ilerlemeye devam ettiğini de kanıtlamış oldu. 

 

Bakalım İzmir’in farklı bölgelerine mülteci yurdu yapılmasına da izin verecek mi? 

 

★★★ 

 

Son olarak dün Memleket Partisi afişlerinin toplatılması olayı patlak verdi. 

 

Pazar günü İzmir Kongresi’ni gerçekleştiren Memleket Partisi’nin bir gün önceden hazırladığı afiş ve bayrak çalışmaları, gece düzenlenen bir operasyon ile toplatıldı. 

 

Çöp poşetlerindeki parti bayrakları, ağaçlara bağlı yarısı yırtılmış Türk bayrakları... 

 

Haklı olarak kongrede konuşan Muharrem İnce de duruma çok sert tepki gösterdi. 

 

★★★ 

 

Daha sonra Tunç Soyer sosyal medya hesabından, kendisinden beklenmeyecek şekilde düşük bir seviyeden cevaplar yayınlamaya başladı.  

 

Önce kamu yapılarına asılanları toplattıklarını itiraf etti, sonra garip bir güvenlik kamerası videosu ile sanki partililer kendileri toplamış gibi bir algı yaratmaya çalıştı. 

 

Fakat zaten videonun tarihi kongre günü, saati de kongre bittikten sonra olduğundan söylediklerini desteklemeyen bir durum oluşturdu. 

 

Asıl bayrak çalışması gönüllüler tarafından bir gün önce yapılmış ve gece fotoğrafları çekilmişti. 

 

Dolayısıyla Tunç Soyer kendisini komik bir duruma düşürmüş ve aynı zamanda sert bir tartışmanın ateşini harlamış oldu.  

 

★★★ 

 

Memleket Partisi İzmir İl Başkanı seçilen Cüneyt Oğuz, bugün öğlen saatlerinde konu ile ilgili belgeleriyle birlikte bir basın toplantısı gerçekleştirdi ve Tunç Soyer’i özür dilemeye çağırdı. 

 

Aynı şekilde Muharrem İnce’nin de valilikten video kayıtlarını aldıktan sonra bir açıklama yapması bekleniyor. 

 

★★★ 

 

Ben halkın seçilmiş başkanıyım diyerek böbürlenirken bir yandan da ‘’Adam kızmış’’ mesajıyla bel altı vurmaya çalışan Tun Soyer’in seçimi nasıl kazandığına bir bakalım o halde; 

 

İyi Parti ve HDP’nin desteklerine rağmen CHP’nin kalesi olan İzmir'de ancak %58 oy alabilmiş. 

 

Bunu kullanarak büyüklük taslamaya çalıştığı Muharrem İnce ise 1 sene önce sadece kendi partisinin adayı olarak %54, sayı olarak ise neredeyse aynı oyu almıştır.  

 

İyi Parti ve HDP oylarını ilave ederseniz bu oran %66’yı geçmektedir. 

 

★★★ 

 

Seferihisar olarak baktığımızda ise 2019 yerel seçiminde kendisinin yerine aday olan İsmail Yetişkin %54 ile seçimi kazanmıştır 

 

Önceki iki dönemin belediye başkanı olan Tunç Soyer ise 2014 yılında %52 oy alabilmiştir. 

 

2018 yılındaki seçimlerde ise CHP %48 oy alırken Muharrem İnce’nin Seferihisar’daki oy oranı %60 civarındadır. 

 

★★★ 

 

Kısacası Soyer’in İzmir’de CHP adayı olarak seçim kazanmayı büyük bir başarı sanması komik. 

 

Fakat bundan sonra İzmirliler için bir alternatif olacağından, seçim kazanmak ilk kez zor olacaktır.  

 

Belki de yaşanılan bu olayın arkasındaki gerçek sebep bu korkudur... 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Memleket Partisi

    Aslında bu yazıyı yazmakta geç kaldığımın farkındayım ve bunun için okurlarımdan özür diliyorum. Fakat partinin kuruluş dilekçesi verildikten sonra hemen her gün yeni bir gelişme yaşandı. En sonunda partinin tüzüğü ve programını da tam anlamıyla okuyup olaya biraz daha  hakim  olarak ve derslerimin biraz daha rahatladığı bir dönemde paylaşmaya karar verdim. O gün bugün!      Aylardır yakından takip ettiğim Memleket Hareketi sonunda resmen partileşti. Öncelikle 17 Mayıs günü İç İşleri Bakanlığı’na verilen dilekçe ile birlikte tüzel kişiliğini aldı. Sonrasında 18 Mayıs günü genel başkan, genel başkan yardımcıları, MYK üyeleri ve kurucu üyelerin belirlenmesinin ardından parti genel merkezinde yapılan basın toplantısı ile resmen kurulmuş oldu. Dilekçeyi vermeye birlikte giden isimlerden Prof. Dr. Gaye Usluer parti sözcüsü, Prof. Dr. Hakkı Akalın genel sekreter,  Mv . Mehmet Ali Çelebi genel başkan yardımcısı, Serkan Ufuk Akgün genel sayman ve Mert...

Batıyoruz!

  Ülkenin en önemli konusu, daha doğrusu sorunu tartışmasız ekonomi. Türk Lirası değer kaybetmeye devam ediyor. Dolar, Euro, Altın tarihi rekorlar kırıyor. Ekonomik bir krizin içinde olduğumuz  aşikar . Fakat bu kriz; yandaş medya ve TÜİK gibi kanallar aracılığıyla yumuşatılarak aktarılıyor. Piyasaya dolar sürerek ve para basarak tutulmaya çalışılıyordu ama devletin kasasının yavaş yavaş boşalmasıyla iş kontrolden çıktı ve bugünkü tablo bunun bir sonucu.      Ekonomiyi siyasetten ayrı düşünemeyiz. Hem neden hem de sonuç olarak. Neden olarak baktığımızda, kötü yönetim ve ülke içinde adalete güven olmaması kaynaklı yabancı yatırımcının gelmemesi, dolar endeksli yapılan ve icraatmış gibi gösterilen ama ülkenin ekonomisine darbe niteliğinde olan köprü, hastane gibi yapılar...      Son Başbakan Binali Yıldırım kendisine sorulduğunda ‘’Dolar dolsa  n’olur  dolmasa  n’olur  demişti. Ciddiyetsizlik konusunda pek bir değişiklik yok aslı...

Yazarlığa İlk Adım

Yeni bir yılda, alışılmışın dışında bir yazıyla hepinize merhaba diyorum. Düzenli okurlarım fark etmişlerdir ki uzun zamandır ortalarda yoktum. Bu sürede sosyal medya kullanmamaya çalıştım; hatta ülkede onca gündem varken tek bir blog yazısı dahi yazmadım. Tabi bunlar yalnızca, sizin takip edebildiğiniz kadarıydı. Özel hayatımda da pek dışarı çıkmadığım, tele fonumun devamlı kapalı olduğu, geceleri oturup gündüzleri uyuduğum, insanlarla iletişim kurmayı olabildiğince kesip tamamen kendi içime kapandığım bir dönem oldu. Esasında bitmiş gibi bahsetmek doğru olmaz çünkü insanlardan uzak kaldıkça daha mutlu ve huzurlu olduğumu gördüm. Bu denli ‘asosyal’ olmasa bile ‘az sosyal’ yaşantımı sürdüreceğim. Kendime, düşünmeye ve hayal kurmaya zaman ayırabilmemin beni fazlasıyla beslediğini anladım. Bunun hayatımda bazı yeni ve önemli kararlar almamda nasıl bir faktör olduğuna değineceğim elbet. Ancak öncesinde, dışarıdan bakıldığında ani meydana gelmiş gibi görünen bu değişimin derinine inmem ...