Yeni dönemde üniversitelerin açılmasıyla beraber binlerce genci ve ailelerini ilgilendiren bir yurt sorunu ortaya çıktı. Kapasitelerin yetersiz olması, kalınacak koşulların pandemi şartları da düşünüldüğünde elverişsiz olması, kira fiyatlarının neredeyse iki katına çıkması... Kısacası gençlerin çok büyük gerçek hayat sorunları varken ve zaman zaman provokatörler karışsa da genel anlamda iktidara tepki veriyorlarken gündem bir anda değişiverdi. Nasıl mı?
★★★
Bizzat ana muhalefetin yardımıyla yoktan bir ‘’Kürt Sorunu’’ gündemi yaratıldı ve gençler unutuldu.
Bunu söylerken bazı muhalif belediyelerin ellerinden geldiğince yapmaya çalıştıkları yardımları ayırarak konuşmakta fayda var.
Her şey Kemal Kılıçdaroğlu’nun durup dururken yaptığı enteresan açıklamalarla başladı.
Kürt sorununu çözmek için HDP’yi meşru organ olarak kabul ettiklerini açıkladı.
Bunun üzerine HDP’nin bir önceki dönem eş başkanlarından Sezai Temelli de asıl muhatabın İmralı olduğunu ifade etti.
Daha sonra Selahattin Demirtaş net olmamakla birlikte Kılıçdaroğlu’na destek verse de HDP eş başkanı Mithat Sancar’dan yeniden bazı çelişkili açıklamalar geldi.
★★★
Kürt sorunu ve HDP’nin meşruluğu konusuna çok uzun olduğu için girmek istemiyorum.
Fakat CHP’nin son günlerde yaptığı, milli konularda sınıfta kalan çıkışlarının sorgulanması ve sert bir dille eleştirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle konuya çok hakim olan Ersan Şen ve Ümit Kocasakal göz atmanızı tavsiye ediyorum!
Legal ve meşru arasındaki farkı iyi yapabilmek lazım...
★★★
Y-Chp diye tabir ettiğimiz son dönem CHP’sinin HDP’ye olan yakınlaşmasına daha önce de değinmiş ve eleştirmiştik.
Fakat kendi kendilerine, beraber bir gündem yarattıklarına daha önce şahit olmamıştık.
Doğal olarak herkesin aklında ‘’İkinci bir çözüm süreci mi olacak?’’ sorusu belirmeye başladı.
CHP, İyi Parti’ye, milliyetçi ve ulusalcı tabana rağmen böyle bir işe kalkışabilir mi?
★★★
Asıl şenlik ise diğer partililerin açıklamalarından sonra kopmaya başladı.
Önce CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu bir cümlesinin içinde ‘’Keşke Demirtaş Cumhurbaşkanı olsa, yani inşallah...’’ gibi tuhaf ifadelerde bulundu.
Sonra CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel de Demirtaş’ın içeride tutulmasının HDP’nin önünü kesmek için yapılan siyasi bir operasyon olduğunun altını çizdi.
İyi Partili Bahadır Erdem de Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına katılmadıklarını belirtti.
★★★
Yaşanan tüm bu gelişmelerin ardından da asıl şov yine olayların baş kahramanından geldi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun kalpaklı pozu ve Kuvay-i Milliye mesajı...
Birkaç gün içerisinde hem HDP ile sıkı fıkı ilişki kurup hem günün sonunda milli mücadele ve Atatürk mesajı vermek gerçekten de akıl alır gibi değil.
Ancak tabi ki hala sırf Atatürk’ün kurduğu parti olduğu için oy verince kendisini Atatürkçü zanneden bir seçmen kitlesi oldukça bu numaralar da devam edecektir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin acilen bu dostlar politikasından vaz geçip fabrika ayarlarına dönmesi lazım!
Yorumlar
Yorum Gönder