Ana içeriğe atla

Nice Eski Senelere

  

9 Eylül 1922 İzmir’in ve aslında bir anlamda memleketin de kurtuluşu! Hasan Tahsin’in sıktığı ilk kurşunu, Yunan işgalinin denizde bitişini, ülkenin dört bir yanında coşkuyla söylenen İzmir Marşı’nı eminim herkes biliyordur. Yüreğinde Atatürk sevgisini taşıyan, vatanına ve milletine yürekten bağlı olanlar bunları gururla anarken; ‘’Keşke Yunan galip gelseydi’’ kafasındaki gerici, zararlı cemiyetlerin devamı niteliğindekiler ise hala korkuyla ve deyim yerindeyse yana yana anıyorlar. Şehrine, insanlarına, tarihine aşık bir İzmirli olarak bu güzel ve anlamlı günü büyük bir coşku ile kutluyorum. İyi ki doğdun güzel İzmir’im! 

 

★★★ 

 

9 Eylül 1923 ise ülkemizin bir başka değerli çınarının kuruluşu: Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan, daha sonra İsmet İnönü’nün de genel başkanlığını yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Köy Enstitülerini açan, çok partili hayata geçişi sağlayan, demokrasinin garantörü Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Okullar, fabrikalar, bankalar açan; yurdu demir ağlarla ören Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Cumhuriyet’in demirbaşı, Atatürk ilke ve inkılaplarının teminatı Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Karaoğlan Bülent Ecevit’in Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

★★★ 

 

Diğer bir taraftan; son zamanlarda yöneticilerinin yanlış politikaları nedeniyle ‘Y-CHP’ adı altında sıkça eleştirdiğimiz Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Bunca üyeye, örgüte, hazine gelirine rağmen kendi gücüne güvenemeyip; yıllarca CHP zihniyetine karşı durmuş kişileri dost zanneden Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘’Nereden bileyim CHP’nin sonsuza kadar benim partim olacağını’’ diyerek ileri görüşlülüğünü bir kez daha kanıtladığı Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Milli bayramları ağız dolusu kutlayamayan, Atatürk ve Türk diyemeyenlerin doluştuğu Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Kendi öz evlatlarını dışlayan, iftira ve algılarla onurlarını kıran Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

Ön seçimi kaldıran, listeye kadın kotasından erkek sokan, tek adaylı kurultayları demokrasi şöleni olarak anlatan, parti içindeki yanlışların üzerini örten; AKP Türkiye’sinin küçük bir simülasyonu haline gelen Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

En acısı da hiç gocunmadan profillerine ‘Y-CHP’ yazan, Türk olmaktan utandığını gizlemeyen, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mustafa Kemal Atatürk’ten büyük gören, 6 okun değişmesi gerektiğini savunan, özellikle ulusalcılara duydukları nefret ile DEVA, Gelecek, HDP gibi partilere yakın konumlanan ve sahte hesaplardan oluşan bir troll ordusunun desteklediği Cumhuriyet Halk Partisi! 

 

★★★ 

 

Cumhuriyet Halk Partisi; bir kişinin, bir grubun veya bir ideolojinin sahip olamayacağı kadar büyük ve köklü bir çınardır. 

 

Ancak her partinin de kendi iktidar hedefi ve kuruluş felsefesi vardır. 

 

Cumhuriyet Halk Partisi kurucu partidir ve 3-5 oy veya bir seçim için ilkelerinden büyük tavizler vermemelidir! 

 

Normalde doğum günlerinde geleceğe dair güzel mesajlar verilir, iyi dileklerde bulunulur. 

 

Ancak Cumhuriyet Halk Partisi için yapacağım en iyi temenni, bazı baskıcı politikaları dışarıda bırakarak fabrika ayarlarına dönmek olacaktır. 

 

Onun için nice eski senelere Cumhuriyet Halk Partisi... 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Memleket Partisi

    Aslında bu yazıyı yazmakta geç kaldığımın farkındayım ve bunun için okurlarımdan özür diliyorum. Fakat partinin kuruluş dilekçesi verildikten sonra hemen her gün yeni bir gelişme yaşandı. En sonunda partinin tüzüğü ve programını da tam anlamıyla okuyup olaya biraz daha  hakim  olarak ve derslerimin biraz daha rahatladığı bir dönemde paylaşmaya karar verdim. O gün bugün!      Aylardır yakından takip ettiğim Memleket Hareketi sonunda resmen partileşti. Öncelikle 17 Mayıs günü İç İşleri Bakanlığı’na verilen dilekçe ile birlikte tüzel kişiliğini aldı. Sonrasında 18 Mayıs günü genel başkan, genel başkan yardımcıları, MYK üyeleri ve kurucu üyelerin belirlenmesinin ardından parti genel merkezinde yapılan basın toplantısı ile resmen kurulmuş oldu. Dilekçeyi vermeye birlikte giden isimlerden Prof. Dr. Gaye Usluer parti sözcüsü, Prof. Dr. Hakkı Akalın genel sekreter,  Mv . Mehmet Ali Çelebi genel başkan yardımcısı, Serkan Ufuk Akgün genel sayman ve Mert...

Batıyoruz!

  Ülkenin en önemli konusu, daha doğrusu sorunu tartışmasız ekonomi. Türk Lirası değer kaybetmeye devam ediyor. Dolar, Euro, Altın tarihi rekorlar kırıyor. Ekonomik bir krizin içinde olduğumuz  aşikar . Fakat bu kriz; yandaş medya ve TÜİK gibi kanallar aracılığıyla yumuşatılarak aktarılıyor. Piyasaya dolar sürerek ve para basarak tutulmaya çalışılıyordu ama devletin kasasının yavaş yavaş boşalmasıyla iş kontrolden çıktı ve bugünkü tablo bunun bir sonucu.      Ekonomiyi siyasetten ayrı düşünemeyiz. Hem neden hem de sonuç olarak. Neden olarak baktığımızda, kötü yönetim ve ülke içinde adalete güven olmaması kaynaklı yabancı yatırımcının gelmemesi, dolar endeksli yapılan ve icraatmış gibi gösterilen ama ülkenin ekonomisine darbe niteliğinde olan köprü, hastane gibi yapılar...      Son Başbakan Binali Yıldırım kendisine sorulduğunda ‘’Dolar dolsa  n’olur  dolmasa  n’olur  demişti. Ciddiyetsizlik konusunda pek bir değişiklik yok aslı...

Yazarlığa İlk Adım

Yeni bir yılda, alışılmışın dışında bir yazıyla hepinize merhaba diyorum. Düzenli okurlarım fark etmişlerdir ki uzun zamandır ortalarda yoktum. Bu sürede sosyal medya kullanmamaya çalıştım; hatta ülkede onca gündem varken tek bir blog yazısı dahi yazmadım. Tabi bunlar yalnızca, sizin takip edebildiğiniz kadarıydı. Özel hayatımda da pek dışarı çıkmadığım, tele fonumun devamlı kapalı olduğu, geceleri oturup gündüzleri uyuduğum, insanlarla iletişim kurmayı olabildiğince kesip tamamen kendi içime kapandığım bir dönem oldu. Esasında bitmiş gibi bahsetmek doğru olmaz çünkü insanlardan uzak kaldıkça daha mutlu ve huzurlu olduğumu gördüm. Bu denli ‘asosyal’ olmasa bile ‘az sosyal’ yaşantımı sürdüreceğim. Kendime, düşünmeye ve hayal kurmaya zaman ayırabilmemin beni fazlasıyla beslediğini anladım. Bunun hayatımda bazı yeni ve önemli kararlar almamda nasıl bir faktör olduğuna değineceğim elbet. Ancak öncesinde, dışarıdan bakıldığında ani meydana gelmiş gibi görünen bu değişimin derinine inmem ...