Bu yazıyı bu kadar erken yazacağımı asla tahmin etmezdim ama maalesef ki batıyoruz! Bu serinin ikinci yazısını yayınlayalı henüz 1 ay oldu. Bu bir ay içerisinde ekonomik anlamda pek çok değişim yaşandı. Faizler bir önceki %2’lik düşüşün üzerine %1 daha azaltıldı. Doğal olarak Dolar ve Euro fırladı ve bunun sonucunda da zam yağmuru başladı. Marketlerde bazı ürünlere kota konulmaya; akaryakıt istasyonlarında sonu olmayan kuyruklar oluşmaya başladı. Bunun sonucunda da halk bazı bölgelerde hükümete sert tepkiler verdi. Değişmeyen tek şey ise ekonominin kötü yönetilişi ve Türk Lirasının değer kaybı...
★★★
Ülkemizin ekonomisi adına çok korkutucu bir haftayı geride bıraktık.
Yazmak için geç kaldığımı düşünenleriniz de olacaktır.
1 saat içerisinde bile inanılmaz değişimler yaşandığından bir nebze de olsa dengenin sağlanmasını beklemeyi tercih ettim.
En azından 18 Aralık’ta Merkez Bankası yeni faizleri açıklayana kadar...
Ayrıca yeni başlıyoruz da diyebiliriz!
Bugünden itibaren ilk genel seçime kadar gündemi ekonomi belirleyecek ve muhalefete de bu konuda büyük iş düşecek.
★★★
Bir önceki yazımda değindiğim helalleşme mevzusu başta olmak üzere muhalefeti eleştirmekten çekinmediğimi biliyorsunuz.
Hatta iktidarı eleştirmenin bir anlamı olmayacağını bildiğimden daha çok da onları eleştiririm.
Fakat nadir de olsa doğru yaptıkları şeyleri de söylemeyi doğru buluyorum.
Bu noktada muhalefetin seçim mitinglerini başlatmasını kağıt üzerinde çok doğru bir hamle olarak görüyorum.
Hem marjinal gruplara ve provokatörlere fırsat verilmemiş olacak hem de ekonomi devamlı gündemde tutulmuş olacak.
★★★
1 ay önce ’’Batıyoruz 2’’yi yazdığımda Dolar 10 Liraya doğru gidiyordu.
Ben de 1 yıl gibi kısa bir sürede Doların 7 liradan 10 liraya çıkmasının ne kadar korkutucu bir tablo olduğunu anlatmıştım.
Dolar bugün 12-13 Lira arasında gidip geliyor.
İnanabiliyor musunuz sadece 1 ay...
İster kabul edin ister etmeyin bunun adı devalüasyondur!
★★★
En son 2001 krizinde sabit kurdan dalgalı kura geçildiğinde karşılaştığımız bu terim; yeni bir ekonomik krizin yaşandığının da ilanıdır.
Ancak hatırlatmakta yarar var; bu kriz sonucunda vatandaş ilk seçimde meclisi tamamen değiştirmiş ve yeni iki partiyi meclise sokmuştu.
Bugün tam da o 20 sene öncekine benzer bir durum var.
Bir değişim yaşanması gerektiği çok net ve bu durum yeni alternatiflerin şansını önemli oranda artırıyor.
★★★
Artık çoğu kişinin inandırıcı bulmadığı TÜİK verilerine göre %19; gerçekte ise belki %40 belki de %50 olan bir enflasyon ile karşı karşıyayız.
Faiz lobisi, dış mihraklar, Cehape zihniyeti...
Kendinizi inandırdığınız hayal dünyanızda adına ne koyarsanız koyun.
Ekonomi berbat yönetilmeye devam ediyor ve artık insanların sabrı kalmadı.
En koyu iktidar destekçileri dahi bu durumdan kötü etkileniyor ve tepkilerini gösteriyorlar.
AKP’nin kalelerinden Trabzon’da dahi insanlar sokağa çıkıp hükümeti eleştirmeye başladılar.
★★★
Faiz haramdır saçmalığından bir an evvel vaz geçilmeli ve ekonomi liyakat sahibi gerçek bir ekonomistin eline bırakılmalı.
İnsanların hayatta kalabilmesi için ya zamlar geri çekilmeli ya da açlık sınırının dahi altındaki asgari ücret artırılmalı.
Ekmeğin çoğu yerde 2,5 TL olduğu, market çalışanlarının ürün etiketlerini değiştirmeye yetişemediği, sırf alışveriş için Edirne’ye gelen 1 milyon Bulgar turistin olduğu bir ortamda iktidar istemese de erken seçime gitmek zorunda kalabilir.
Sürekli görevden alınan ‘’Merkez Bankası Başkanım’’lar, ‘’Ben ekonomistim’’ler, ‘’Dolar dolsa n’olur dolmasa n’olur’’lar devam ettiği sürece pek de bir düzelme ümidim yok...
Yorumlar
Yorum Gönder